Cilt hastalıkları - Güncel Sağlık - Blogcu



Güncel Sağlık

7/5/2008 - Deri Kanseri

Güneşin dünyaya en dik ulaştığı saatler olan saat 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten  korunun. Güneşin yeryüzüne dik ulaştığı saatlerde gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısadır.

 Açık renkli sıkı dokumalı koruyucu giysi ve geniş şapka kullanın.

 Koruma faktörü en az 15 olan güneşten koruyucu kremler kullanın.

20 dakika güneşte kaldığında güneş yanığı geçiren bir kişi, 15 faktörlü bir güneşten koruyucu kullandığında 15 kat daha fazla süre (300 dakika) yanmadan güneşte kalabilir. Bununla beraber güneşten koruyucu kremler kullanarak da güneşte fazla kalınmamalıdır. Çünkü UVA gibi güneş ışınları ki bunlar derideki bağışıklık sistemi ve deri yaşlanmasında sorumludur, güneş koruyucular olsa da deriye ulaşabilir.

Güneşten koruyucu kullanımına çocukluk döneminde başlayın, çünkü yaşam boyu güneşe maruz kalmanın % 80'i 18 yaş altında olmaktadır. 6 ayın altındaki bebekler uzun süre güneşe maruz kalmamalı, eğer kalacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.

Erken tanı kesin tedavinin en önemli ilk adımıdır.

Derinizi belli aralıklarla muayene edin. Eğer benlerinizde büyüme değişiklik olursa, derinizde renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına muayene olunuz.

Kanser öncesi deri bulguları

Aktinik keratozlar özellikle güneş ışınlarına aşırı maruz kalmış açık tenli kişilerin yüz, el sırtı ve kollarında rastlanılan küçük üzerleri pullu lekelerdir. Tedavi edilmezlerde deri kanserine dönebilir. Eğer erken evrede yakalanırsa buz tedavisi ile çıkartılabilir, kemoterapi ilaçları içeren krem veya losyonlar kullanılabilir, kimyasal peeling işlemi, dermabrasyon,laser tedavisi veya klasik cerrahi ile tedavi edilebilir. Güneşten koruyucular aktinik keratoz gelişimini engellerler.

Deri kanseri Tipleri:

Üç tip deri kanseri bulunmaktadır.

Bazal hücreli karsinoma-Bu kanser tipi genellikle deride küçük etli kabarıklık şeklinde sıklıkla yüz, boyun ve el sırtlarında ortaya çıkar. Ara sıra gövdede kırmızı yama tarzı alanlar şeklinde görülebilir. Daha sıklıkla açık tenli kişilerde görülür. Bu kansere yakalanan kişiler açık tenli ve renkli gözlüdür ve güneş yanığına eğilimlidir. Bu tümörler hızlı yayılmazl. 1-2 cm boyutuna ulaşmaları için aylar yıllar gerekir. Tedavi edilmezse; kanserli alan kanamaya başlar, üzeri kabuklanır. Zaman zaman iyileşip, zaman zaman tekrarlama özelliği gösterir. Bu kanser tipi nadiren metastaz (diğer organlara sıçrama) yapmasına rağmen, derinin altındaki kemiğe yayılabilir ve kanserli dokunun yakınındaki dokuları harap edebilir.

Squamöz Hücreli karsinoma - Bu deri kanseri deri de kabarıklıklar veya kırmızı kabuklu yaralar şeklinde ortaya çıkabilir. Squamöz hücreli Karsinoma açık tenli kişilerde en sık görülen ikinci kanser türüdür.Tipik olarak kulak, yüz, dudak ve ağızda görülür. Nadiren esmer kişilerde de görülebilir. Büyük kitleler oluşturabilir. Bazal hücreli karsinomanın tersine diğer organlara yayılabilir. Erken yakalandığında tedavi oranı yüksektir. Bazal hücreli karsinoma ve Squamöz hücreli karsinomada tedavi başarısı % 95 dir.

Melanom - Bütün deri kanserleri içinde en öldürücü olanıdır. Bazal hücreli ve squamöz hücreli karsinoma da olduğu gibi melanomda da erken tanı tedavi şansını arttırır.

Melanom melanin denen pigmenti (deriye rengini veren madde) üreten melanosit dediğimiz hücrelerde başlar. Melanin derimizin rengini verir ve güneşten kısmi olarak korur. Melanom hücreleri melanin üretmeye devam eder ve bu nedenle kanser alanı kahverengi veya siyahtır.Fakat melanom beyaz ve kırmızı da olabilir.

Melanom yayılma özelliği gösterdiğinden muhakkak tedavi edilmelidir. Melanom dikkat çekmeden hızla büyüyebilir. Genellikle bir ben olarak veya kahve renkli bir benin üzerinde veya yakınında ortaya çıkar. Vücudunuzdaki benlerin yerleşimi ve şeklinden haberdar olmalısınız ki, bunlar üzerinde olan değişiklikleri ve yeni ben çıkışını fark edebilesiniz. Yapabileceğiniz en önemli adım benlerinizde herhangi bir değişiklik saptadığınızda hemen bir Dermatoloji uzmanına muayene olmanızdır. Bu sayede derinizdeki melanom tedavi edilebilir aşamada iken yakalanmış olur. Aşırı güneşe maruz kalmaktan, özellikle güneş yanıklarından kaçınma açık tenli kişilerde melanomdan korunmanın en iyi yoludur. Melanomun kalıtsal özelliği de vardır. Ailesinde melanom olan kişilerin riski daha fazladır. Sıra dışı beni olanlar, çok sayıda beni olanlar melanom açısından yüksek riske sahiptir.

Koyu renkli tene sahip olmak melanoma olma riskini ortadan kaldırmaz. Esmer kişilerde de özellikle avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatağı ve ağızda melanoma gelişebilir.

Melanom şüphesi oluşturabilecek bulgular: kabuklanma, kanama, sızıntı, üzerinde kabarma, etrafındaki deriye doğru çıkıntı gösterme, kaşıntı, hassasiyet ve ağrı hissedilmesidir.

Cilt kanserlerine nasıl tanı konulur?

Deri biyopsisi kanserin tanısını koydurur. Erken tanı ve cerrahi tedavi şansını arttırır.
Dermatoloji uzmanları kanseri erken yakalayabilmek için kişisel cilt muayenesinin önemine dikkat çekmektedir.
Derinizdeki çiller, benler ve koyu renkli alanları büyüklük, şekil ve renk değişikliği açısından gözlemleyin. Herhangi bir değişiklik saptadığınızda Dermatoloji Uzmanına başvurunuz.  

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/4/2008 - Kellik

 KELLİK NEDENLERİ

Androgenetik saç dökülmesi erkeklik hormonlarının genetik yatkınlığa sahip
saç kökleri üzerindeki etkilerinin bir sonucudur. Erkeklik hormonlarının bir
diğer adı androjenlerdir androgenetik saç dökülmesinin tanımı bundan
kaynaklanmaktadır. Androgenetik saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülen üç
önemli faktör vardır vebunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir.

1. GENLER

Androgenetik saç dökülmesi kişinin kromozomlarında belli bir genetik kodun
olmasına bağlıdır. Bir veya daha fazla gen üzerinde taşınan bu kod anne veya
babadan kalıtılabilir.

Toplumda kelliğin anne tarafından aktarılan bir genin erkek çocuklarda
tanımlanmasıyla ortaya çıktığı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Androgenetik
saç dökülmesi olan hastaların kromozomlarının genetik incelemesi bu inanışın iki
bakımdan yanlış olduğunu ortaya koymuştur: Öncelikle, androgenetik saç dökülmesi
otozomal dominant olarak kalıtılmaktadır, yani sorumlu gen(ler) anneden veya
babadan gelebilmektedir. İkinci olarak, bu genetik kod hem erkeklerde, hem de
kadınlarda tanımlanabilmekte, dolayısıyla hem kız, hem de çocuklar ileride bu
tip saç dökülmesine maruz kalabilmektedir.

Üzerinde ısrarla durulması gereken bir nokta da sorumlu gen(ler)i taşıyan
herkeste androgenetik saç dökülmesinin gerçekleşmeyeceğidir. Bir genin aktif
olabilmesi için kişinin vücudunda "tanımlanması" gerekir. Belli bir genin
tanımlanması ise hormonlar, yaş, stres düzeyi vs. gibi pek çok faktöre bağlıdır.
Dolayısıyla eğer bir kişinin saçı dökülmüyorsa bunun iki sebebi olabilir: Ya o
kişi saç dökülmesinden sorumlu gene sahip değildir, yahut varolan gen tanımlanmamıştır.

Androgenetik saç dökülmesinden tek başına sorumlu olan gen veya gen kümesi henüz
keşfedilememiştir. Fakat bilim adamları bu gen(ler)in erkeklik hormonlarının,
5-alfa redüktaz enziminin ve saç köklerindeki androjen reseptörlerinin
sentezinde etkili olduğundan şüphe duymamaktadırlar. Bunlar erkek tipi saç
dökülmesinde rol oynadığı bilinen üç ana faktördür. 5-Alfa redüktaz enzimi bir
erkeklik hormonu olan testosteronu daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
(DHT) çevirir. DHT de saç köklerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak
etkisini gösterir.

Genetik mühendisliği ve tıbbi genetikteki gelişmeler sayesinde erkek tipi saç
dökülmesinden sorumlu olan gen(ler) fazla uzak olmayan bir gelecekte bulunacaktır. Bu buluş bize sadece androgenetik saç dökülmesini tedavi etme imkanı değil, aynı zamanda bunun ileride ortaya çıkma riskini yeni doğan bir bebekte bile tespit etme olanağı verecektir.

2. HORMONLAR

Androgenetik saç dökülmesinin oluşum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar
androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. "Androjenler nasıl
kellik yapar?" sorusunun cevabını vermek çok da kolay değildir. Androjenler pek
çok yaşamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diğer
hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere bağlanarak
gerçekleştirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve
vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar
verebilir. Örneğin, koltuk altındaki kılların büyümesini sağlayan androjenler,
kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.
Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve
dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere
bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak
inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona
çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla
bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde
etkisi vardır, fakat bu DHT''''ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla
saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda
bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi
olduğu söylenebilir.
Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini
kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal
saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme)
evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme
dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki
köklerin normalde %10 olan oranı %20''''ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme
döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç
kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve
zayıf saçlar çıkar.
Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu
halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten
tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve
bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:
Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen
reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki
androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri
üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar.
Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha
hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha
fazla etkilemesine neden olmaktadır.
Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha
yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona
çevrilmektedir. DHT''''nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi
de o kadar hızlı olur.

YAŞLANMA

Unutulmamalıdır ki, yukarıda bahsi geçen faktörlerin ikisi birden mevcut olsa
dahi, bu, androgenetik saç dökülmesinin başlaması için yeterli olmamaktadır.
Saçların dökülmeye başlaması için saç köklerinin belli bir süre boyunca
androjenlerin etkilerine maruz kalmaları gerekir. Bu süre kişiden kişiye,
genetik tanımlamaya ve kandaki androjen düzeyine bağlı olarak değişebilir.
Bunun yanında, kişi yaşlandıkça belli orandaki saçı kısalır ve incelir.
Androgenetik saç dökülmesine yatkınlık olsa da, olmasa da, sadece yaşa bağlı
olarak gerçekleşen bu sürece minyatürizasyon denir. Bunun sonucunda
minyatürizasyona uğrayan saçlar dökülür ve işlevsel saç köklerinin sayısında bir
azalma olur

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler



Aşk, Sevgi, G.sözler, Testler
>Aşkının Burcuna bak!
>Aşk nedir? (aşkı anlatıyor)
>Güzel sözler
>(test)Aşka cesaretiniz varmı?
>(test)Nasıl bir insansınız?

En iyi Fıkralar...
>En eğlenceli, En komik resimler (:
>Kırmızı Bisiklet.. Komik (:
>Cenaze. Komik.. (:
>Bir Adam.. Komik (:
>Yalnız... duygusal bişi(:
>Evli Çiftlerin duası Komik (:
>Bush'un saati... Komik (:

Size Özel Hizmetler
-ADSL kota sorgulama
-TC Kimlik no sorgulama
-TC Kimlik no dogrulama
-Ssk Hizmet Sorgulama
-ÖSYM sınav sonuçları
-KPSS sınav sonuçları
-Türk telekom Telefon rehberi

Spor linkleri... Son haberler
-Beşiktaş JK
-Galatasaray SK
-Fenerbahçe SK
-Foto Maç Gazetesi
-Fanatik gazetesi
-Fotospor gazetesi

Arkadaşlarım

ayazma7
ozgur544
ugur62
ahsen50
psikolojist
argira
orhaneski5
devederesikoyu
mustigs14
aslibuse
balsultan
azmavi
siyahzambak61
busecegunler
dersimlikartal
asevilay
emen
kalanli
ozgurrtube
ozgurtube
silagurkan
barbii
nickarsivi
wolverine07
freethought2
polatalemdarkurtlarvadisi
freezip